|
TEDAVİ Hemoroidal hastalıklar tedavi derecesine bağlı olarak değişmektedir. [ Sklero terapi ] Damar komşuluğuna verildiğinde damar duvarında yaptığı tahribat sonucunda duvarların birbirine yapışmasına ve böylece de hemoroidal dokunun sönmesine neden olur. Kanamanın asıl sorun olduğu 1. ve 2. derece hemoroidlerde uygulanır. Sıklıkla fenol ya da etoksi sklerol içeren bir madde hemoroidal dokunun içindeki damar yumağının yakınından girilerek enjekte edilir. Uygulaması basittir. Ancak yanlış bölgeye enjekte edildiği taktirde ağrı, kanama gibi komplikasyonlara neden olabilir. Uzun dönem sonuçları ile ilgili sağlıklı bilgiler yoktur.
[ Bant ligasyonu ] Bu yöntem halk arasında sıklıkla boğma yöntemi olarak adlandırılmaktadır. Bu yöntemde hemoroidal doku bir tüpün içine vakumlanarak dokunun dibine lastik bant konmakta böylece dokunun dolaşımı kesilmekte ve bir süre sonra düşmesi sağlanmaktadır. Sıklıkla 1. ve2. derecede kullanılır. Genelde birden çok seans tedavi yapılması gerekmektedir. Uygulama sırasında ağrı en sıklıkla görülen semptomdur. 5 yıl içinde literatürde %33’e yakın nüks (hastalığın tekrarlaması) bildirilmiştir. Bant ligasyonu yönteminde ağrı, kanama ve nadir de olsa ciddi infeksiyona (sepsise) yol açan komplikasyonlar bildirilmiştir.
[ Açık hemorodektomi ] 1937’de Milligan-Morgan tarafından yayınlanmış bir yöntemdir. 3. ve 4. derece hemoroidlerde uygulanmaktadır. Bu teknikte anüsün hemen altındaki cilt dokusundan başlanarak V şeklinde bir kesiyle dış ve/veya iç hemoroidler tamamen çıkarılmakta, damar yumağı yapısının kökü bağlanmakta ve kesiler açık bırakılmaktadır. Çok etkili bir yöntem olmakla birlikte operasyon sonrasında iyileşme dönemi 5-6 haftayı bulmakta. Bu durum hasta konforunu son derece düşürmektedir. Kanama, ağrı ve anüste daralma başlıca komplikasyonlar olarak bildirilmiştir.
[ Kapalı hemoroidektomi ] 1959 yılında Ferguson tarafından yayınlanmış bir yöntemdir. Bu yöntemde de açık hemoroidektomideki gibi hemoroidal doku cerrahi olarak çıkarılmakta ancak kesi açık bırakılmamakta kapatılmaktadır. Bu iyileşme sürecini kısaltmakla birlikte yine de minimum 2 haftalık bir süre almakta ve hasta konforunu düşürmektedir. Ameliyat sonrası kanama ve ağrı sıklıkla rastlanan komplikasyonlardır. Anal bölgede enfeksiyona dayalı yara açılması görülebilir.
[ Laser (Infrared) ] 1. ve 2. derecede uygulanan, ancak 1. derecede yüz güldürücü sonuçlar veren bir yöntemdir. Hemoroidal dokuyu oluşturan damar yumağında ısı hasarı oluşturularak damar yumağının kapanması sağlanır. Uygulama alanı oldukça kısıtlıdır. [ De Longo tekniği ] 1993’te Antonio Longo tarafından yayınlanmış bir yöntemdir. 2., 3. ve 4. derece hemoroidlerde uygulanmaktadır. Tek kullanımlık stapler olarak adlandırılan bir cihazla yapılır. Bu teknikte dişli çizginin yaklaşık 3 cm. üzerinden dairesel bir doku çıkarılmakta, sarkmış hemoroidal doku yukarı çekilerek burada sabitlenmektedir. Böylece normal pozisyona gelmesi sağlanmakta üst hemoroidal arterin (atar damar) en son dalları kesintiye uğratıldığından iç ve dış hemoroidal dokuda kan miktarı önemli ölçüde azaltılmakta, böylece zamanla bu hemoroidal dokunun kendi kendine sönmesi sağlanmaktadır. Girişimin yapıldığı dişli çizginin üst kısmında ağrı algısı olmadığından ve hemoroidal dokuya herhangi bir işlem yapılmadığından operasyon sonrası hasta konforu son derece iyidir. Bölgesel ya da genel anestezi ile uygulanabilir. İşlem sonrasında hemen hiç ağrı hissedilmediğinden rahatlıkla günübirlik olarak uygulanabilir.
İLAÇ TEDAVİSİ 1. Kortikosteroid İçeren Pomadlar Kortikosteroid (kortizon) içeren kremler hemoroidal dokudaki ödemi ve tahrişi baskılarlar. Böylece ağrı ve çoğu kez de kanama kontrol altına alınabilir. Kortiko steroidli kremlerin; oluşabilecek yan etkiler nedeniyle, uzun süreli ve sık kullanımı önerilmemektedir. 2. Aneljezik (ağrı kesici ) Kremler Ağrı kesici madde içeren kremler hemoroidal hastalığın yarattığı ağrıyı ciltten emilme yoluyla bölgesel olarak azaltır. Tedavi edici özellikleri yoktur. 3. Dışkıyı Yumuşatan İlaçlar Bu ilaçların hemen tamamı şurup şeklindedir. Şekerli ve/veya hipertonik yapıları nedeniyle bağırsak içine sıvı çekerler ve dışkının yumuşamasını sağlarlar. Uzun süreli kullanım genelde ilaç etkisinin giderek azalmasına neden olur. 4. Kan Dolaşımı Düzenleyicileri Bu grup ilaçlar yalnız hemoroidal dokunun değil, toplardamar sisteminin diğer hastalıklarında da (örn: varis) kullanılmaktadır. Toplardamar sisteminin basıncını düşüren ve dolaşımı kolaylaştıran etkiye sahiptirler. Kullanıldıkları sürece etkilidirler. Fakat tedavi edici özellikleri yoktur. 5. Oturma Banyosu Sıcak suya oturma sıcak su buharının üzerinde oturma ya da çeşitli dezenfektanlar katılmış sıcak suya oturma şeklindedir. Özellikle dışkılama sonrası hemoroidle birlikte fissürü (yırtık) olan hastalarda rahatlama sağlamaktadır. YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ Hemoroidal hastalıkta karşılaşılan en sık tetikleyici neden kabızlık ve ıkınmadır. Dışkının kıvamını yumuşatıcı diyet önlemleri hastalığın kontrol altına alınmasında önemli ve etkilidir. Rafine gıdalardan kaçınılması; kepekli ekmek ve kepekli undan üretilen gıdaların tüketilmesi; bol miktarda sebze ve meyve yenmesi; acıdan, ekşiden, mayalı içeceklerden uzak durulması ve günde en az 1,5-2 lt. sıvı alınması önerilmektedir. Spor yapmanın barsak hareketleri üzerinde düzenleyeci etkisi vardır. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
![]() |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||